 "24 Kasım Öğretmenler Günü" anısına ilçemiz öğretmenleri arasında düzenlenen şiir yarışmasında dereceye giren öğretmenlerimiz aşağıdaki gibidir. Kendilerine teşekkür ediyor, başarılarının devanını diliyoruz. dereceyen giren şiirleri de bu sayfada okuyabilir ve yorumda bulunabilirsiniz.
Yarışmada dereceye girenler;
1. Erol BOSTAN (Memleketimden Esintiler)
2. Ramazan YAYLAK (Büyük Cepli YÜrek)
3. Abdullah ÖZER (Göreceğim)
MEMLEKETİMDEN ESİNTİLER
Bir insan, Ne yar'dan bahsetsin ne de yara’dan, Bir dinlenme saatinde 'merhaba' olsun yeter, Meltem sıcaklığındaki yüreğinde. Nerde olduğu belli olmayan bir köşe başında,
En iyi dostunu görmüşse eğer. Sarılsın o kocaman, sıcacık yüreğine. Havadan sudan sorsun mesela. Uzun zamandır görmemiş ya; Sordukça sorsun sorularını ardı ardına . “Kış geldi mi?” “kar yağdı mı?” Kar yağmış yağmamış ne fark eder ki; Yağmurdan sonra ha yağmış ha da yağmamış, Biri almış gitmiş memleketi, Memleketimin memleket oluşundan haberi yok, Ama olsun; Sıcak bir yürek olsun yeter. Bana merhaba desin, halimi hatırımı sorsun kafi. Merhaba, Ben gökyüzüyüm, ben güneş, ben de martıyım. Ne fark eder ki; Bir hayırlı sabah olsun, güne başlasın, Sıcacık yüreği olsun yeter. Memleketin memleketliği de bu değil mi zaten. Yeniden ve yine yeniden: Her gün bir öncekinin aynısı değil mi nasılsa. Erol BOSTAN ................................................................................................................................................................. BÜYÜK CEPLİ YÜREK............................................................................................................................................................ Kara tahtalarla başlar onun serüveni, Önlüğü kara, yüreği ak öğrencilerdir başrol oyuncuları; Yeni bir tuvaldir tebeşirinin ucundaki kelimeler, Kurulur sahne, Konuşur kalem, Susar yürek. Zamanın kadim koridorlarında geçer olay, Bu mekanda atılır temeller, Kareler, üçgenler ve doğrularla. Ve yükselir avuçlarında; Yeniden kurulur onunla bir medeniyet. Ölü kelebeklerin çağıdır zaman, Böyle bir devirde: Paylaşmayı bilen fidanlar gibi, Tohum olup başak vermeyi öğretir, Yüreklerde çıban olmayı değil, Kum tanecikleri arasında inci olmayı öğretir seyircilerine. Birikmiş sözlerle doludur öykünün sonu Yitik sevdalar da vardır yüreklerde. Nice yüreğin merhameti adına Tertemiz bir gönül, kirletilmemiş bir nesil bırakır, Köhneleşmeyen zihinlere. Kapanır perde, Huzur olur sonsuzlukta, Gülüş olur dudaklarda, Sevgide, barışta ve bakışta Su kadar berrak, peri kadar büyülü olur sonsuzlukta. Susar kalem, Konuşur yürek, Ve; Konulur öykünün ismi yeniden: “ BÜYÜK CEPLİ YÜREK ” Ramazan YAYLAK
GÖRECEĞİM
Gecenin renginden sesleniyorum sana,
Dışarıda yağmur sesi,
Odam hafif dağınık,
Saçlarım gibi…
Kerbeladan sesleniyorum sana,
Yüreğim dağlanmış.
Hüseyin gibi…
Hoşlanmıyorum memleketin gidişini,
Hamit gibi…
Taşları bağlamışlar
Nasrettin gibi…
İyi gittiğini de göreceğim,
Kemal gibi, Akif gibi…
ABDULLAH ÖZER Haberler Sayfasına Geri Dön |